Şükretme duygusu. Duyguların en ikiyüzlü, en sefil olanı. Haline şükretmelerin en rezilcesi, başkalarının haliyle mukayese edilerek yapılanı… O zaman insan yaradan’a, verdiği mutluluklar için değil, olsa olsa başkalarına verip kendinden esirgediği acılar için teşekkür ediyor. Sana şükürler olsun ki beni değil, onu seçmişsin diyor! ve bunu ne zaman fark etse, mesela hastanedeki ölü çocuklara, onların ince ayak bileklerine bakarken ruhunu derin bir utanç kaplıyor.
Ama kendime kızmıyorum. Biliyorum ki insan dediğin melanetten ve iyilikten, alçaklıktan ve faziletten, zorbalıktan ve merhametten, korkaklıktan ve cesaretten, nefretten ve sevgiden karılmış bir hamurdur. İyilik, fıtratın mutlak kararı değil, ancak içimizdeki aydınlıkla karanlığın giriştiği savaşın ganimeti olabilir. Geçen mektubunda söylediğin gibi, masumiyet çoktan terk ettiğimiz bir şehir, sadece çocukların bildiği eski bir şiir… ”

Nermin Yıldırım, Saklı Bahçeler Haritası

Geçmiş hikayelerimiz kimliğimizi tanımlar, gelecek hikayelerimiz umutlarımızı tanımlar!

Mark Manson, Her Şey Boktan

“Kabul ettiğin şeylerden kendine bir kumaş gibi dokursun hayatı”

Mine Söğüt, Gergedan Büyük Küfür Kitabı

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑