Profesyonel

 

Sonbaharda başladım, seri şekilde Devlet Tiyatroları oyunlarını takip ediyorum.

Öğrencilik yıllarımda AKM binasından biletimi alır, hemen her oyuna giderdim. Sonra araya iş, uzun çalışma saatleri, çoluk çocuk girince, yıllarca uzak kaldım.

Son yıllarda tekrar başladım oyunları takibe. Bu yıl Dodo okulda rahat bir tempoya geçip, Lulu de artık çocuk oyunlarından transfer olunca, ailecek başladık tiyatro keşfine. Annem de bize katılmaya bayılıyor.

Henüz Devlet Tiyatrolarının 2 oyununa gidebildik. Yaklaşık 2 aydır da “Profesyonel” oyun biletlerinin peşindeyim. Her sabah, 13 gün sonrasının biletleri saat 10:00’da gişelerde, 10:10’da internet üzerinden satışa sunuluyor. Sayısız deneme sonucu anladım ki bazı oyunlara 10:10’a bilet kalmıyor, internetten ‘Profesyonel’e bilet almak imkansız.

Dün “İkinci dereceden işsizlik yanığı” adlı oyuna gittiğimizde,-ki gerçekten iyi bir oyundu ve Berkay Tulumbacı’nın performansı oldukça etkileyici, kesinlikle tavsiye ederiz- bilet gişesine uğrayıp maruzatımı dile getirmeye çalıştım.

Gişedeki kadın ben daha “Bir sorum olacak?” derken “Profesyonel?” diye yanıtladı. Çok hızlı anlaştık.

– 8 yıldır kapalı gişe oynuyor, internette kontenjan oldukça sınırlı, gişeler 10:00’da açılıyor ve çoğu zaman gişede de sıra olup arkadakilere bilet kalmıyor.

Bahsettiğimiz yer alışveriş merkezi. Zaten burası 10:00’da açılıyor, bilet gişesi alışveriş merkezi girişinin tam aksi yönünde taaa diğer uçta, mesafe herhalde 300 metre. Her sabah dış kapıda, taaa girişte toplanan tiyatroseverler bilet gişesine ulaşmak için maratona katılıyorlar.

Nasıl mı biliyorum? Bu sabah bizzat yaşadım. Biri bana “İstanbul’un göbeğinde tiyatro bileti için insanlar kapışıyor” dese herhalde katıla katıla gülerdim ama doğru. İnsanlar kapışıyor. Ben de kapıştım.

Sabah 09:50’de alışveriş merkezinin önündeydim. Güvenlik görevlileri bekleyenleri dışarıda tutmak istiyor ancak 09:57 gibi, sanırım 50 kişi civarında bir topluluk oluşunca, olabildiğince girişe yaklaştım, sırt çantamı elime aldım, montumu düzelttim, telefonumu vb çantama yerleştirdim, banka kartımı cebime koydum.

Şaka yapmıyorum. Saat 10:00’u vurduğunda hızla girişe yöneldim, sırt çantam olduğu için vakit kaybetmenin siniriyle söylenip, çantayı x-ray cihazına koyarken, yanımdan bir kaç kişi hızla geçip bomboş alışveriş merkezinde gözden kayboldu. X-ray’den geçer geçmez önce adımlarımı hızlandırdım.

Sonra deli gibi koşmaya başladım. Hahaha yemin ediyorum yazarken kahkaha atasım geliyor. Ben sağ koridordan koşuyorum, bir yandan da sol koridordan koşanları kesiyorum çünkü orası gişeye daha yakın sanki. Kendi kendime “Hata ettim, tüh” derken arkamdan gelen, benden yaşlıca bir adam gülerek beni sollayınca içimdeki canavar tekrar uyanıyor ve neredeyse bağırarak topukluyorum.

Gişede iki sıra var. Ben gişeye 2 sırada da 8. sırada olacak şekilde vardım. Beni sollayan adama kıl olduğum için onun arkasına değil, yandaki sıraya geçtim. Gişedeki görevli kadınları görmeniz lazım. Zamana karşı yarışıyorlar çünkü satışlar diğer gişelere de açık onlar da diğer gişelerle yarış halinde.

Sıra bana geliyor, banka kartım elimde..

Ben daha bir şey söylemeden “Bitmek üzere” diyor.

“Kaç tane veriyorsa, o kadar ver” diye bağırıyorum.

3 ayrı sıradan, toplam 4 bileti alıyorum. Son kalan biletler bunlar! Yan sırada beni sollayan adam hala 2 kişi arkada bekliyor, hüzünle bana bakıyor.

Ellerim titreyerek annemi arıyorum. “Annee başardım, aldım biletleri anneee!”

Önümüzdeki hedef “Hamlet” biletleri. Takipteyim. Bu kez ince giyinip, spor ayakkabılarımla gideceğim.

 

Profesyonel” için 6 yorum

Kendininkini ekle

  1. Profesyonel’i epeydir takipdeyiz, internet üstünden biz de niye alamıyoruz diye hayıflanıyorduk. Meğer durum bayağı ciddiymiş:) Sağol Didocum paylaşımın için. Maratona hazırlıklı gidelim.

  2. Ne harika bir dünyada yaşıyorsunuz! Tiyatro bileti almak için yarışan kültürlü, entellektüel yurttaşların kenti ❤
    Yalnız ben de büyük bir heyecanla okudum yazıyı. Ödüm koptu bilet kalmayacak diye.

    1. Ben de inanamıyorum, o kadar harika! Şaka bir yana bugün de gidiyoruz yeni bir oyuna ve bilet tükenmiş. şu ana kadar 5 oyuna gittik salon tamamen doluydu hep, inanılmaz ve bir o kadar mutluluk verici olaylar bunlar.

      1. Vay be! Ne gelişmiş bir ülke! 2017 için yaptığımız dilekler listeleri işe yaramaya başladı galiba. Belki de mor kesedendir 😉
        Şaka bir yana, bu hafta ben de bir kere baleye, bir operaya, ‘farkındalık ve kadim halklar’ başlıklı bir konuşmaya ve bir de belgesel gösterimi üstü yönetmenle söyleşiye gittim. Hatta iki kere bara gitmeyi bile başardım! Aman Allahım, ne güzel bir yıl.
        :))) İyi seyirler diliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: